loader image

Falakayla Güçleniyorum

Falakayla Güçleniyorum Benim, en büyük hatalarım aslında yardım çığlığıdır. Duyabilen tek kişi Efendim, çözümü ise falakadır. Efendim’in elinin değdiği tüm sopalarda benim falaka hakkım var. Elinizin şifasıyla, sopanızın aracılığıyla beni falakayla güçlendirin Efendim. Falakayla güçleniyorum ve gelişiyorum.

Sen Daha Hata Yaparken, Ben Seni Affettim

“Sen daha hata yaparken, ben seni affettim.” Efendim’in söylediği bu söz ile kör kuyulardan çıkarıldım. Bir kölenin duyabileceği en özel sözlerden. Yaptığım ve yapacağım hataların neredeyse hepsini sildi süpürdü. Geriye kalan; zayıf düşmeyi kabullenmek, mücadele etmemek, ayağa kalkmamakta diretmek, umutsuzluğa kapılmak ve geri çekilmek.

Efendim’in dediği gibi, ben kendimi çok akıllı sanıyorum. Asla değilim. Düşünmekle her şeyi çözebileceğime inanıyorum. Düşüncelerde kendimi boğuyorum. Zoru düşündükçe basit olanı kaçırıyorum. Düşünmek beni zehirliyor. Son zamanlarda buna emin oldum. Düşündükçe zayıf düşüyorum. Kendi kendimi tüketiyorum. Bu hal köleliğime çok zarar veriyor.

Efendi’min kölesi Olmak

Ben bu yola girerken imkansızlığın içinde haddimi aşan hayaller kurdum. Önünü arkasını düşünmeden, hiç korkmadan ve engel olamadığım çok büyük bir çekim ile adım attım. Düşünmedim! Adım adım ilerleyerek, hayallerimden daha güzelini yaşamakla mükafatlandırıldım.

kölelik adına hiçbir şey bilmiyordum. Ama kendimdeki yoğun istekle zincirlerini aşındırıp koparan bir hayvan gibiydim. Herkesi ve her şeyi bertaraf edip Efendim’e ulaşmak istiyordum. İçimde hissettiğim o güç beni aşıyordu. İlk kez böyle hissediyordum. Her şey daha zor iken, böylesine bir güç içimde nasıl doğdu bilmiyorum. Zamanla ve “düşündükçe” gücüm bozulmak üzere olan bir lamba gibi yanıp sönüyor. Anlık görünüp yok oluyor. Yeryüzündeki Tanrım olarak gördüğüm Efendi’min kölesi olmak için elinden gelmeyecekleri dahi yapıp hala kölesi kalmayı başarabilecek biriyken güçsüzlük hiç olacak şey mi!

Falakayla Güçleniyorum Ama Efnedim’le Yaşıyorum

Birine köle olmak basit bir şey değil. Oyun veya eğlence hiç değil. Göründüğünden çok fazla ciddi bir yol. Özellikle Efendim gibi prensip sahibi birine. Hala nasıl burada kalabiliyorum. İnanamıyorum. Güçlü olmayı sadece benden beklemiyor. Kendisi, tüm zorlukları bedellerine rağmen aşıp amacına ulaşmayı hedefliyor. Hatta, çok zor gözükse bile geri adım attığını görmedim. En ufak bir ihtimali değerlendirmeyi ihmal etmiyor. Devamlı bir mücadele içinde. Sonuçsuz kaldığında, elinden gelenin fazlasını yapmış ve vicdanı rahat oluyor. Ben ise, galiba olmayacak, yanlış bu yol deyip hemen kesip atıyorum.

Ben ise, kum tanesinin altında kalıp eziliyorum. Her şey bana dert. Her şey sorun. Başıma gelen ya da gelme ihtimali olan ne varsa daha baştan teslim oluyorum. Gücümü tazeleyip ayağa kalkamıyorum.

İnsanlık halidir. Bazı olaylar veya düşüncelerin etkisi altında kalabiliriz. O üzgün, yorgun ve durgun ruh halleri birkaç gün sürebilir. Belki de, bir dinlenme ve hızını alma hazırlığıdır. Ama bende günlerce haftalarca sürebiliyor. Ruh ve beden saatim durmuş gibi. Tarihler değişiyor. Fakat, ben hala aynı noktada kalıyorum. Efendim’in sesini duyup kanımın hızlandığını hissediyorum. Falakayla güçleniyorum ama Efnedim’le yaşıyorum. O’nu görmek bana çok iyi geliyor. Tüm işlerimin aksaması gözümü O’ndan almak istemeyişimden ve daha fazla temasta kalma isteğimden kaynaklanıyor. Her haliyle bana ilaç. Nefes kadar hayati!

Beni Falakayla Güçlendirin Efendim

Beni ileri götüren, zehirimi çıkaran, yüklerimden kurtaran ve ceza gibi görünen; aslında bana gücümü hissettiren falakadır. Sopanın marifeti acıtmak. Yalnızca, Efendim’in belirlediği kadarınca. Falakanın kendine özgü bir dili var. Efendim’den bana sopanın acısı ve sesleriyle ulaşan mesajları çok net ve keskin. “Dayanacaksın ve savaşacaksın.”

Zayıf düşebilirim ama düşüp kalmamalıyım. Bu acıyla mücadele edebildiğime göre, diğerleriyle neden etmiyorum. Bu saatten sonra karşımda kim durabilir, beni ne durdurabilir! Bu sopanın altında, onca damla göz yaşlarıma, kıvrandıran acılara rağmen direnebilirken; o tabanlarımın üzerine bastığımda da aynı şekilde güçlü olmalıyım. Tüm acı ve ağrılarına sonuna kadar dayanacağım. Falakayla güçleniyorum Efendim, beni falakayla güçlendirin Efendim.

Sopalar Kırılana Kadar

Ben, her fırsatta falakaya çekilmeye ihtiyaç duyuyorum. Güçlü olduğumda da, sürekliliği için çok önemli. Tazelemek için birebir. Alelade bir acı değil. Sadece, Efendim’in elinden. Ne az ne de çok. O’nun uygun gördüğü gibi. Acı, bir tek Onun ellerinde vazgeçilmez oluyor. Durmadan, usanmadan ilerlemek istiyorum. Bunun için sizin desteğinize ihtiyacım var. Beni falakayla güçlendirin Efendim. Korka korka, titreye titreye sopanın altına yatıp; tabanlarımı sizin tayin ettiğiniz acıya feda ederim Efendim. Acıyı sevmek yanlızca sizinle mümkün.

Sizin karşınızda ve hayatın içinde dik durabilmem için tabanlarımın falakayla şekil alması gerekiyor. Kararlı olabilmem için, sizin tarafınızdan affedilene kadar, siz memnun olana kadar, sopalar kırılana kadar, hatalarımın bedelini ödeyene dek, beni çaresiz bırakan ve zayıf düşüren her ne varsa onlarla mücadele edeceğime söz vermek için beni falakayla güçlendirin Efendim.

Daha Sağlam Adımlarla Yürüyorum

Falakadan öyle yorgun kalktığıma, tabanlarımın şişmiş kızarmış olmasına ve adım atamaz halde olduğuma bakmayın. O an, benim en güçlü, en kararlı olduğum andır. O beli bükülmüş duruşum kimseyi yanıltmasın. Kendime en çok güvendiğim, kendimden emin olduğum, gururlu ve sonsuz mutlu olduğum en özel anlardan.

Sizin her sözünüz, her emriniz, her ceza ve biçtiğiniz acı beni ve hayatımı şekillendiriyor. Ruhum ve bedenim size feda olsun Efendim. Siz, beni falakayla güçlendirdikçe ben zayıf kalmayacağım.

Falakaya çekilmek demek; gözünü, algını ve tüm dikkatini sadece kendimde toplamam gereken bir seans demek. O ana kadar, bir sürü gereksiz durum beni meşgul ediyorken, falakada Efendim ışığı bana tutuyor. Sözü bana bırakıyor. Dönüp kendime bakıyorum. Ne kadar da ihmal ediyorum kendimi. Nelere ve kimlere maruz bırakıyorum. Her şey kolaydı da falaka mı zor. Herkes iyiydi de falaka mı kötü. Asla! Tabanlarımdan saçlarıma ve ruhuma dokunmadığı yer kalmıyor. İçimde tatsız, olumsuz ve yanlış olan her şeyi silip süpürüyor. Yeniden başlama hevesi veriyor. Daha sağlam adımlarla yürüyorum.


Falakayla Güçleniyorum Teaser 2

– Strengthen me with Falaka –


Yakında Özel FAN Videosu gelecek!




köle Elif Geliyor

Bu arada hiç yeri gelmemişken yazmak istiyorum. Beni topuklu ayakkabı ve topuklu bot giymeye seve seve, biraz da tekrar falakanın sayesinde teşvik eden Efendim’in sayesinde onları ayağımdan çıkaramaz oldum. Koleksiyon oluşturmaya az kaldı. Bu kış özellikle, topuklarımı yere sesli ve sert bir şekilde vura vura yürüdüm. Bugüne dek, varlığımı ortaya koymadım. Kendimi göstermedim. Eski Elif olsa sessiz gelir geçerdi. Görünmez ve duyulmazdı O. Ama o tabanlar falakaya çekildi. Falakayla güzelleşti. Gururla gözleri üstünde toplayacak hale geldi.

Diğer kapının ardındaki, “(köle) Elif geliyor.” demeye devam edecek. Sokağın ortasında, eski iş arkadaşımla karşılaşıp sohbet ederken birkaç dakika boyunca sadece uçları gözüken sivri burunlu bordo botlarımdan gözünü alamayacak. Şimdiki aklım olsa, düzeltiyormuş bahanesi ile ayağımı biraz yukarı kaldırırdım. İşte, bu dahil falakanın etkisi.

Bana ve hayatıma anlam ve paha biçilemez bir değer kattınız. Utanç duymayacağım hatalarımdan dolayı değil de, tabanlarıma sayısız sopa vuracağınız nice falakalara Efendim. Falakayla güçlendim, falakayla güçleniyorum ve falakayla daha da güçleneceğim.

Ayağınızın altından öpüyorum Efendim.

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yazar

Paylaşımlar

Diğer yazılarımı da okuyun :-)

Paylaş

Yazımı arkadaşlarınla paylaş.

köle Elif

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yorumlarınız

Düşücelerinizi paylaşın

Bildiri Gönder
Bildir
guest

0 Yorum
Beğenilenler
En Yeniler Eskiler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Düşüncelerini paylaş, lütfen yorum yap.x