loader image

Terbiye Edilen Adımlar – Falakaya Yatıyorum

tebriye edilen adımlar - falakaya yatıyorum coverKeşkelerle ve iyikiler arasında asılı kaldım. Falakaya yatıyorum ve aklımdan geçen bu.

İYİ Kİ, Efendim’in kölesi olabildim. Öncesinde kimdim, nasıldım, hayatımın nasıl bir anlamı vardı bilmiyorum. Mutluluğun, sevginin, vefanın, güvenin anlamlarını yeni baştan öğretti ve en güzelini yaşatıyor. Efendim sayesinde içimde öyle coşkulu bir kalp taşıyorum ki, seanslarda yaşadığım fiziki acıların tümünü aynı anda hissetsem dahi, acılar gölgede kalır. Böyle yazarken acıya haksızlık ettiğimi düşündüm.

Sizi Çok Seviyorum Efendim

Acı benim için, Efendim’den geldiği sürece olumsuz bir durum değil. Efendim ister fiziki ister manevi acı çektirsin ben gönülden razıyım ve yoğun istekliyim. Efendim’in varlığı bana yeter. İlgilendiğim tek konu bu. Zaman bazı duyguları alışkanlık haline getirebilir. İnsanız nihayetinde. Bana ne oluyorsa sahibine aç köpek gibiyim. Elim ayağım karıncalanıyor. İtaatim veya köleliğimde köpekliği dahi hak etmediğim bir gerçek.

Benim densiz hatalarım, beceriksizliklerim, eksiklerim çok ne de olsa. Ama bu konuda eminim çünkü öyle hissediyorum. Yanlış yapabilirim ama yanlış hissedemem. Sizi çok seviyorum Efendim. Hissettiğim tüm iyi duygular beni değil; Efendim’in benzersizliğini yansıtsın istiyorum.

O Günlerden İtibaren Efendim’in kölesi Olabilseydim

Efendim’den önce neye tutundum, neye sevindim, neyin hayalini kurdum geçmişe bakınca içi boş geliyor. Acının ve mutluluğun manevi ve fiziki anlamlarını herkes gibi bildiğimi sanıyordum. Halbuki hiçbir şey bilmiyormuşum, bir şey yaşamamışım. Zan ederek tükenen yıllarım… Her şey gözümde değersizleşiyor. Kayıp zamanlar asıl kapanmayan yara bu, sızım sızım sızlayan yanım.

KEŞKE, 18 yaşında girdiğim güne geri dönebilsem! Aklımda ve kalbimde yankılanan en büyük keşkelerimden biri bu. O gün, Efendim’in ayaklarına kapanma şansım olsaydı. Ama bilmiyordum ki BDSM mi varmış. içimdeki sesleri nasıl, ne yöne ve en önemlisi kiminle yönlendirebilirim. Neyi nasıl aramam gerekiyor. Elimde telefon, odamda bilgisayar varken size ulaşamamak. Varlığınızdan haberdar olamamak. Nasıl bir nasipsizlik.

O günlerden itibaren Efendim’in kölesi olabilseydim bugüne çok şey değişirdi. Hayatımın tersine bir yol çizer, tek bir keşkem olmadan bugüne dopdolu gelirdim. Sadece Efendim’in şekillendirdiği hayata adım atmak hem kölelik, hem manevi hem de sosyal hayatımı şimdikinden çok farklı bir seviyede olmamı sağlardı.

Temel Görevi İhmal Etmezdim

Akla şu soru gelebilir. O küçük yaşta bunları yaşama cesaretim olur muydu? Her emre, kurala, yasağa veya sorumluluğa şimdiki ciddiyetle ve sonsuz bir istekle boyun eğer miydim? Kendimden asla şüphem yok. Kesinlikle ve hiç düşünmeden Efendim’in karşısında diz çökerdim. O günden bugüne ben tabii ki değiştim. Ama kendimi tanıyorum. Bir yanımla hiç değişmedim. Hep hazır bir haldeydim.

Temizlik ve düzen konusunda fazlasıyla titiz bir aile büyümeme rağmen yatak toplamaya hiç alışkanlık kazandırılmadım. Mükemmelliyetçi aileye sahip olmak onlarla aynı alışkanlıkları ve becerileri bana kazandırmadı. Aksine, zaten yapamayacağım diye birçok işi yarım yamalak yaptım. Birçok insanın özgüvensiz olma sebebi ve benim de güvensizlik ve yetersizlik duygularımın kaynağı bu tür ailelere sahip olmamız. Nasıl olsa, yaptığım ettiğim beğenilmiyor, o zaman uğraşmaya gerek yok deyip baştan kaybediyorum. Tam da o günlerde sıcağı sıcağına Efendim’in kölesi olabilseydim bugünkü falaka cezamın bir sebebi olarak bu temel görevi ihmal etmezdim.

Falakaya Yatıyorum Ama

Bugün çeşitli cezalarım var. Ne yazık ki, hepsi basit konular. Bunları çoktan aşıp ilerlemem lazımdı. Falakaya yatıyorum ama keşke nedeni başka bir şey olsaydı. Bu arada çocukluktan itibaren çok iyi ütü yapardım. Belki yükünü aldığım için belki de annem gerçekten beğendiği için ütüyü bana yaptırırdı. Hatta, 3/4 komşumuza ütü yapmaya çağrılırdım. Gömlekler ve kumaş pantolonlar tek çizgi, jilet gibi olurdu.

O günlerden bugüne elimde ütü izim bile kaldı. Efendim olsaydı tabanlarımın altında mumlar yanarken, bana ütü yaptırmasını hayal ediyorum. Heyecandan ütü çizgileri dalga dalga olurdu herhalde.

Toplamadığım ve dağınık olan yatakta aldım cezamı. Sıcak ve yumuşak bir yerde. Konforu hak etmiyorum. Kendi kendime aşağılayıcı bir duruma sebep oldum. Konforsuz ve geliştiren bir ceza almayı hak edebilmeliydim.


Falakaya Yatıyorum Fragman

– Terbiye Edilen Adımlar Video Serisi –




İncecik Sopanın Sesini Dinliyorum

Falakaya yatıyorum ve bağlı değilim. Efendim’in zevki için kendimi bağsız kontrol etmem gerekiyor. Ellerimin serbest olmasını seviyorum ama ayaklarım bağlı olunca daha rahat oluyor. Kendimi böyle izlerken keşke şu an da Efendim tarafından falakaya yatırılsam diyorum.

İncecik sopanın sesini dinliyorum videodan. İçimi ürpertiyor. Bir yandan da, ilginç bir şekilde hoşuma gidiyor. Sevdiğim bir parçanın nakaratı gibi, sürekli o sesi duymak istiyorum. Kendime bakıyorum. Ödüm kopuyor. Kendimden korkuyorum. Kendini sadist bir Efendi’ye teslim etmiş, sopa yiyen kadın beni hala çok ürkütüyor. Gözümü kapatıp sesi dinliyorum. Kendimi o anda hissetmeye çalışıp iç çekiyorum. Ne güzelde falaka yatıyorum orada. Kendime imreniyorum. Bu hafif oldu.

O anki halimi deli gibi kıskanıyorum. Efendim bir yerde, sopalardan ince olanı mı kalın olanı mı seçiyorsun diye sormuştu. Neden ikisi aynı anda diye yalvarmadığıma üzülüyorum. Böyle de, delice ve sevdiğim haller içindeyim.

Yatağı toplamayı bazen unutabilirim. Genel olarak dikkatimden kaçmayacağına kesinlikle eminim. Hayatı düzene koymaya, yatağını toplayarak başlamak gibi bir tavsiye de vardı…

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yazar

Paylaşımlar

Diğer yazılarımı da okuyun :-)

Paylaş

Yazımı arkadaşlarınla paylaş.

köle Elif
Latest posts by köle Elif (see all)

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yorumlarınız

Düşücelerinizi paylaşın

Bildiri Gönder
Bildir
guest

2 Yorum
Beğenilenler
En Yeniler Eskiler
Inline Feedbacks
View all comments

2
0
Düşüncelerini paylaş, lütfen yorum yap.x