loader image

Dayanılmaz Falaka

Dayanılmaz FalakaEfendilerine tüm varlıklarıyla bağlı olan ve kendilerini değersiz hisseden köleler vardır. Bu o kadar ileri gidebilir ki, değersizliklerini ifade ederek kendilerini cezalandırabilirler. Elif tam o noktaya geldi ve yemek yemeyi bile reddetti. İki noktaya ayrılan cezanın nedeni budur. Öncelikle Efendisinden izin ve emir almadan kendine zarar verdi. Bunu yaparken Efendisinin malına da ve kendisine (dikkat etmesi gerekirken) de zarar verdi. Üstelik Efendisinin yemek masasında yemek yemeyi reddetmek bir hakarettir, çünkü orada onun yerini almak bir onur ve ayrıcalıktır. Dayanılmaz falaka için yol açıldı.

Ancak bu gelişme köle Elif’in henüz anlayamadığı çok olumlu bir gelişmedir. Efendisinin ruhunun bir parçası haline geldi. Onunla o kadar bütünleşmiş hissediyor ki kendini değersiz hissediyor. Bu, ağrı algısının bir sonraki seviyesine açılan kapıdır. Ruhunu ancak saf acıyla özgürleştirebilir. Bu nedenle kendisine daha önce bu kadar acımasız bir şekilde uygulanmayan bir falakaya maruz kalıyor. MasterDaPain’in acımasızlığı, Elif’in çıplak tabanlarına acımasızca vuran ve nefesini kesen cane sopanın sesleriyle gölgeleniyor. Acıdan dolayı merhamet dileyemez. Dayanılmaz falaka kendisini acımasız acılarla besler. Ancak acı ona Efendisine layık hissetme özgürlüğünü verir. Acı ruhunu özgürleştirir ama karşılığında bedeni ağır bedel öder.

Acı köleyi günahtan arındırır.


Dayanılmaz Falaka Ardından Düşünceler

– Youtube Video –

Dayanılmaz Falaka Ardından Düşünceler




Efendim’in yanında olmak çok büyük bir tezat

Merhaba.
Size dünkü falakamdan bahsedeceğim. Efendim’in yanına gelmek için hazırlandığımda falakanın da sebebini beynimde götürdüğümün farkında değildim. Kendimce bir karar verdim. Yersiz ve hadsiz bir karardı. Falakaya da çekilmenin bir gururu vardı. Ben onu yerle bir ettim. Şimdi anlatması kolay ama yaşaması zor bir süreç geçirdim. Zor düşüncelerden geçtim. Kendimce bir karar vermiştim. Efendim’in yanına gidince mümkünse su bile içmeyecektim. Bir şey yemeyecektim. Ne kadar dayanabilirdim bilmiyordum. Yapmaktan da geri duramadım. Mutlaka Efendim’in dikkatini çekecekti. O’nun vardığı yargıya ben hiç varamadım. O’nun gibi hiç düşünmemiş, yorumlamamıştım. Neden bir şey yemeyecektim, neden bir şey içmeyecektim?

Çünkü, hak etmediğimi düşünüyordum. Yaptığım hatalardan, yapamadığım görevlerden, beceremediğim işlerden dolayı yer işgal ettiğimi düşünüyordum. Nedense kendimi böyle cezalandırmak istedim. Bunu düşünürken Efendim’in yanında olmak çok büyük bir tezat. Hem O’nun yanında olmak hem de suyundan bile içmemek. O kadar dengesizce düşünceler geçmişti aklımdan. Birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün bir şekilde yemedim. Doğru düzgün bir şey içmedim.

Kirli düşünceleri ancak falaka temizleyebilirdi

Tabii ki, Efendim’in dikkatini çekti. Aç olmadığımı söyledim. Aslında bu karar benim beynimde o kadar güçlüydü ki, açlık hissetmedim. Sonunda konuşacağımı biliyordum. Efendim’in beni sorgulayacağını biliyordum. Daha fazla uzayamazdı bu konu. Hiç ummadığım bir yerde konuştuk bu konuyu Efendim’le. Tabii ki, o ana kadar daha önce bana sormuştu. “Neden?” diye.

Ben üzerinde durulmaması gerektiğini söylemeye çalıştım. Ama ikna edici olmadı. Belli bir yerden sonra artık gerçekten nedenini öğrenmek istediğinde dışarıdaydık. Benim kendimce hiç uygun olmayan bir yerdeydik. Çünkü, ben bu düşüncenin stresini çok fazla yaşadım. Üzerinde çok düşündüm. Çok şeyler hissettim. Gerçekliğine kendimi çok inandırmıştım. Öyle ulu orta konuşamayacağımı düşünüyordum. Ama Efendim konuyu başlatınca duramadım. Anlattım sebebini. Hak etmediğimi söyledim.

Düşüncelerimin yanlış olduğunu, hatalı olduğunu Efendim konuşma başlayınca anladım. İnsan bir karamsarlığa düşünce kendini düze temize çıkartamıyor. Düştükçe daha da düşüyor. Kendi ayağına çelme takıyor. Ben de öyle yapmıştım. Efendim’in konuşmaları beni gerçekten rahatlatmıştı. Özellikle bunun cezasının falaka olduğunu duyunca mutlu olmuştum açıkçası. Bu kirli düşünceleri ancak falaka temizleyebilirdi. Ve ben şunu bilmiyordum. Nerde olursa olsun, ne kadar kısıtlı zaman içerisinde olursa olsun beynimdeki o kirli düşüncelerden kurtulabileceğimi bilmiyordum. Hep özel bir zaman gerektiğini düşünmüştüm.





Kızgın demirlerle sanki falakaya çekildim

Ama hayır. Efendim ayak üstü bile birçok sorunun üstesinden gelebiliyor. Birkaç dakika içinde bile. Benim üzerinde haftalarca düşündüğüm o kötü düşünceleri 6 dakikada çözmüştü. İçim rahatlatmıştı. Daha sonrasında dün bu konu yüzünden falakaya çekildim. Basit olmayacağını biliyordum. Ben de öylesini istiyordum tabii ki. Çünkü, hem istediğiniz bir yerde olup hem de hal etmediğinizi düşünmek çok büyük bir ikilem.

Bir ayağınız eşiğin içinde, bir ayağınız kapının dışında. Kolay bir şey değil. Cesaretim olsa belki de hiç gelemeyebilirdim. Ama bunu yapamam. Efendim’in yanına gelmekten kendimi alıkoyamam. En iyisi o kirli fikirlerden kurtulmaktı. Efendim benimle konuşarak ilk adımı atmıştı. İkincisi de, falakaydı. Nasıl o düşünceler beni çaresiz bırakmışsa, Efendim benim ayaklarımı bağlayarak, yüz üstü yatırarak çaresiz bırakmıştı. Çok fazla kıpırdama şansım yoktu. Ellerimi de serbest bıraktığı için Efendim’e teşekkür ederim. Çığlık atmam gerektiği yerde çorapla ağzımı kapatabilecektim bu sayede.

Falaka benim bu konuda içimi en çok rahatlatan aşama olmuştu. Yattığım gibi kalkmıyorum çünkü falakadan. Mutlaka köklü değişiklikler oluyor. Kendimi daha iyi hissediyorum. Kamçıyla başlamıştı ilk falaka. Isınma turlarıydı. O kadarla kalmayacağını çok iyi biliyordum. O sırada bile daha çok zorlandım. Çünkü, arkasından gelecek olan sertliği çok iyi biliyordum. Tabanlarımdaki acı hala duruyor. Kızgın demirlerle sanki falakaya çekildim. Atlatması kolay değildi.

Sopa tarafından af edildiğimin kanıtı

Efendim’in yeni aldığı sopalarla falakaya çekilmek, benim tam da hak ettiğim bir cezaydı. İncesi vardı, kalını vardı. Hepsinin acıları farklı. Kısası ve uzunu vardı. Benim her türlü saçma sapan düşüncelerimin karşılığı olacak şekilde sopalar farklıydı. O sopalarla tanışmak, böyle bir nedenden dolayı falakaya çekildiğimde benim için çok değerliydi. Bunca zaman sonra böyle kötü düşünceler o sopalarla falakayla temizlendi. Öyle anlar oldu ki, sopalar ardı ardına inerken hem de çok sert inerken öyle kalakaldım.

Nedenini kendimce düşünmeye çalıştım, bulamadım. Belki de çok fazla hak ettiğim için kendimi tutabildim. Bazen, kıvrana kıvrana yataktan düşmeyi bile istedim. O kadar çok acıdı. Kaçmak istedim. Ama çok iyi hatırlıyorum. Birkaç yerde, videoyu izlerken sizlerin de fark edeceğinizi düşünüyorum. Tabanlarım öyle acımıştı ki, buna rağmen şunu söylediğimi çok iyi hatırlıyorum. Bu acı, benim hak ettiğim bir acı. Bu acı benim Efendim’e olan sevgimden büyük değil. Bu hatayı bu acı temizleyebilir.

Efendim ile beraber dışarı çıktık

Bu konuşmaları kendime yaptığım anı çok iyi hatırlıyorum. Hem Efendim hem de sopa tarafından af edildiğimin kanıtı, sopaların birer birer kırılmasıyla gerçekleşti bence. Hatanın telafisi de yerine gelmiş oldu. İyi ki falaka var. İyi ki, Efendim beni bu hatadan dolayı falakaya çekti. Yoksa, ben bu kötü düşüncelerden kurtulamazdım. Kendimi iyi hissedemezdim. Böylesi toparlayamazdım. Falakadan sonra gerçekten rahatlamış, ferahlamış hissettim. İçim bomboştu, tertemizdi artık.

Falakadan sonra beni çok mutlu ve mahçup eden bir olay yaşadım. Efendim kendi elleriyle ayaklarıma kremler sürdü, ovaladı ve masaj yaptı. Kötü düşünceler, ardından falaka ve böyle bir güzellik yaşamak kaç köleye nasip olur bilmiyorum.

Daha sonrasında da, Efendim ile beraber dışarı çıktık. Ben artık bir şeyler yemeye başladım. Falakanın öncesini, o anı ve sonrasını konuşurken bir şeyler yedim. Bir daha bu şekilde düşüneceğimi sanmıyorum. Hataya açık biriyim. Çok fazla hataya açık biriyim. Farkındayım. Elimden geldiğince bunları arkada bırakmaya çalışacağım. Mutlaka bir neden vardı böyle düşünmem için. Çünkü, hak ettiği kadar Efendim’e kölelik yapamadığımı düşünüyordum. Elimden geleni yapacağım tabii ki. Fazlasını yapacağım.

Falakayı daha güzel sebeplerden hak edeceğimi düşünüyorum. Bunun için kendimi hazır hissediyorum. Tabanlarımdaki bu acılar için Efendim’e çok teşekkür ediyorum. Sizlere de sevgiler, saygılar.


Dayanılmaz Falaka Fragman

– Hakkedilen Acı –




Sorunuzu Efendi’nizle birlikte çözün

Buradan kölelere sesleniyorum. Efendi’nizin emanetine sahip çıkın! Bu, size en büyük emanet olarak kendinizdir. Sağlığınıza, beyninizden geçen düşüncelere, bedeninize yapacağınız her şeyin size iyi gelmesi lazım. Çünkü, siz kendinize emanetsiniz Efendi’niz tarafından. Kendinize ve düşüncelerinize iyi bakın.

Benim yaptığım gibi bir köle kendisine ceza verirse, bu çok büyük bir hatadır. Bunun için tek gereken şey Efendi’nizin size emir vermesidir. Lütfen benim gibi yapmayın. Kendinize ceza vermeyin.

Efendi’niz sizi sofrasına davet etmişse, bu imkanı bence kaçırmayın. Çünkü, belki de sofrasına davet edilmeyen nice köleler vardır. Bu şansa erişmiş insanların sayısının çok fazla olduğunu maalesef bilmiyoruz. Ben bu şansa erişmiştim. Hadsizce geri teptim. Efendi’nizin sofrasına saygısızlık etmeyin.

Efendi’nizden hiçbir şey saklamayın. Benim Efendim de görüşüne göre, birçok Efendi’nin görüşü olduğuna eminim. Bir şey saklamak yalan söylemekle eş değerdir. Bunu iyi niyetle yapıyor olsanız bile hata yapmış olacaksınız. Ben bu hataya düştüm. Sizlere tavsiyemdir. Efendi’nizden hiçbir şey gizlemeyin. Siz sorunu tek başınıza çözemezsiniz. Daha çok boğulursunuz benim gibi. Sorunuzu Efendi’nizle birlikte çözün.

O size yardımcı olabilecek tek kişidir.

Emily’nin Yorumu

Sadece şunu söylemek için bir an duraksadım: Bu inanılmaz! 😳
Artık cane sopalarım nasıl bir his verdiğini bildiğime göre, o vuruşları, o tutarlılığı, o gücü izliyorum…

Henüz nasıl var gücüyle çığlık atmadığını ya da nasıl bayılmadığını anlayamıyorum; Ona verdiğiniz ceza inanılmaz ve o da buna bu şekilde dayandığı için inanılmaz!
Ve elleri bağlı bile değil, bu da her şeyi daha da etkileyici kılıyor.

Sonunda kontrolü biraz kaybetmeye başladı! Ve o zaman bile bunu zarafetle ve ölçülü bir şekilde yapmayı başarıyor.
Bu kesinlikle muhteşemdi! Bu bana sadece ondan bir şeyler öğrenmem için ilham veriyor ve bana bu kadar çok şeye, bu kadar iyi dayanabilecek kapasiteye sahip olmam için ilham veriyor. Rollerimiz temelde farklı olsa da (köle ve model), yine de seanslar sırasında, katlanmaya hazır olduğum falaka acısı miktarı söz konusu olduğunda onun gibi performans göstermeyi arzuluyorum. Son seansımızın son dakikalarından sonra bunun mümkün olabileceğine inanıyorum!

Daha önce bunu yapabileceğimden pek emin değildim; ama Elif’in bunu yaptığını gördükten sonra bende şunu söyleme isteği ve gücü uyandırdı; “evet, mümkün; o yapabilir, yani ben de yapabilirim!”

Ah, onun da sonunda daha fazla vuruş istemesini seviyorum!

emily p Emily P (Orijinal İngilizce yorumundan çevrildi)

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yazar

Paylaşımlar

Diğer yazılarımı da okuyun :-)

köle Elif
Latest posts by köle Elif (see all)

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yorumlarınız

Düşücelerinizi paylaşın

Bildiri Gönder
Bildir
guest

10 Yorum
Beğenilenler
En Yeniler Eskiler
Inline Feedbacks
View all comments

10
0
Düşüncelerini paylaş, lütfen yorum yap.x