loader image

Ayaklarına Taparken Yetersizliğin Falakası – Zeynep Tarafından Satıldım

Ayaklarına Taparken Yetersizliğin Falakası - Zeynep Tarafından Satıldım Cover Emir, satacaksın. Satıldım ve hakkettim. Hakkettim çünkü çok iyi satıldım. Benim yerime o da falaka çekilebilirdi. Ama ben Efendim’in emrini yerine getiremedim. Satıldım çünkü o emri ilk imkanda çok güzel yerine getirdi. Ben getiremedim. Onun için bu falakayı fazlasıyla hakkettim.

Yeni bir köle. Yeni bir heyecan. Henüz tanımıyorum. Yabancılık, kapı önünde merhaba deyip sarıldığımız ana kadardı. Efendim’in kölesi olabilmişse hiç endişe etmeme gerek yok. Bu güne dek, büyük sınavlar verdiğine emin olduğum gibi güvenilir olduğuna ve iyi anlaşacağımıza da eminim. İlerleyen günleri beklemeye hiç lüzum kalmadı. İlk tanıştığımız gün ve gece sohbetimiz ve paylaşımlarımız umduğumuzdan daha hızlı ve samimi gelişti. Birbirimizi, içinde büyüdüğümüz çevredeki çoğu kişiden daha iyi dinledik ve anladık. En içten gülümsemelerimize ve masum göz yaşlarımıza şahit olduk.

Nasıl Acıdan Zevk Alıyorsa

Olduğumuz gibi kabullendik birbirimizi. Değişmemiz, iyi görünmemiz gerekmiyor. Mümkün olan en açık şekilde konuştuk. Çok özel bir yolun başlangıcında da, böylesine şeffaflık sağlam adımlar açısından gerekli. Anlaşmamız gerektiği için değil; kendiliğinden en doğal ve en iyi şekilde ilişki kurduk. Sevgi ve saygı olduktan sonra da işler yolunda demektir. Her şeyin güzelliği ve kusursuzluğunu Efendi’mize borçluyuz. Muhakkak zamana da bırakılması gereken duygu ve düşünceler vardır. İlk buluşmada, epey yol kat edip birbirimizin kalbine girdik. Hayal etmesi veya planlanması pek mümkün olmayan güzellikte ve içtenlikte olan bir tanışma hikayesi.

Nasıl acıdan zevk alıyorsa beni satmaktan aynı derecede zevk alıyor. Bu benim de hoşuma gidiyor. Beni hiç acımadan sattığına bakmayın, kalbinden geçenleri biliyorum. İkimizin de, dilinde ve kalbinde aynı duygu ve düşünceler var. Dilimiz birbirimizi keyifle satacak. Aslında birbirimize kıyamasak da. Öncelikle, bu bir emirdir. Efendi’mizin emri.

Hayatımda koklayıp, öptüğüm ve yaladığım en güzel ayaklara sahip olan o kadın: Zeynep. Efendim’in yeni kölesinin ayakları. Zeynep, beklediğim gibi ayaklarını bana uzatmakta ve yalatmakta biraz çekimser kaldı. Ama asla Efendi’sinin emrine karşı gelmedi. Alışık değil tabi. Benim için anında diz çöküp göreve hazır halde beklediğim bir andı. Ne ilk seferde ne de şimdi bu göreve hiç iştahsızlık hissetmedim. Her görev her kadın özeldi. Efendi’min kölesi bambaşka. Fotoğrafını çekip canın çektikçe bakıp içini açacak o narin ve kıvrımlarında gözümün kaldığı ayaklar. Sopayı en çok hak edenlerden. Sopaya en çok yakışanlardan.

Ayaklarını İyi Yaladı Mı

Koklamak, öpmek ve yalamak şansına eriştiğim için çok mutluyum. İçimden geldiği gibi doya doya tadını almaya çalıştım. Yavaş ve heyecanlıydım. Dilimi kullanırken dahi öyle dikkatli olmaya çalışıyordum ki, sanki dilimle canını acıtıp keyfini bozacakmışım gibi geliyordu bana. Bu emri, Zeynep ile tanıştığım ilk dakikada bekliyordum. Zamanı varmış. Efendim’in kölesinin ayakları, bana ikramı. Ne kadar seve seve ve iştahla yalasam da hakkını vermek kolay değil. Ne de olsa, ben salakların en salağı. Beceriksizlerin en beceriksizi, değer bilmez aptal mı aptal pislik bir köleyim. Tek seferde en iyisini yapsam bir kez olsun. Ama nerde! Elime yüzüme bulaştırmadan yapmak benim harcım değil.

Bana sopa dahi lüks. Burnum boktan boka sokulmalı. O güzelim ayaklar daha iyi koklanmayı, öpülmeyi ve yalanmayı hak ediyordu. Efendim’in bana sunduğu kölesinin ayakları, benim tarafımdan layık olduğu ilgiyi göremediğinin farkındaydım. Efendim’in, Zeynep’e “Ayaklarını iyi yaladı mı?” sorusuna vereceği cevabı tahmin ediyordum. Ne yazık ki, iyi yalayamadım. Doğal olarak, O da beni sattı. İyi yalamadığımı söylediğinde, benim cezam ilan edildi. Ceza alacağıma hiç üzülmedim. Aksine nasıl hak ettim iyi biliyorum.

Ancak, görür görmez diğer kadınların ayaklarından ayrı tutup farklı sevmişken bu beceriksizliği nasıl yaptım. İnanamıyorum. İyi yalamış olsaydım da, yine ceza almayı isterdim. Efendi’min verdiği ceza benim için sebepler bir yana lütuftur. Zeynep’in ayakları hiç kokmuyordu. Kokusunu alabilseydim, daha derin koklar ve yalardım. Sanırım, ayağını temiz tutup benim kokuyu alıp daha dikkatli olmamı engelleyip yine sattı beni. Bununla da bitmeyeceğine eminim.

Satacaksın Emrine İtaat Etme

Küçük bir masaya sırt üstü uzandım. Masa küçük ama Efendim de beni resmen ikiye katladığı için rahatlıkla sığdım. Bacaklarım ve ayaklarım yüzüme o kadar yakındı ki, henüz bağlanma aşamasında zorlanmaya başladım. Daha falaka başlamadı ve bu pozisyon sopanın acısıyla birleştiğinde ne hale geleceğimi düşündüm. Efendim, ipleri çekip çekip bağladıkça dayanamadığım bir yerde durumumu dile getirdim. Olması gerekenin bu olduğunu ve dayanmam gerektiğini söyleyince, bana lazım olan direnç sağlanmış oldu. Daha rahat bir duruşa ihtiyacım yok. Başka yolu yok. İplere de sopaya da direneceğim.

Ayaklarını hak ettiği özende iyi yalayamadığım kadının önünde falakaya çekilmeye başladım. Bir yanıyla heyecanlı, bir yanıyla suçlu hissettim. Ben, O’nu göremiyorum. O ise, beni net görecek şekilde koltukta oturuyor. Şimdi olsa çerez eşliğinde ve kahkahasıyla beni izlerdi. Ama o anda kendi deyişiyle, koltukta ‘Büzüşerek” beni izlemiş. Satacaksın emrine itaat etme hususunda Efendi’mizin ciddiyetini anlıyoruz. Diğer yandan, birbirimize olan kıyımsızlığımız da hat safhada.

Kendi Falakalarında

Büyük ayıp ettim. Suç ve bedeli belli. Falakayı ve acıyı bu nedenle hak etmek istemezdim. Çok üzgün ve mahcubum. Onca kadının, Sahibe’nin ve köle kadının ayaklarının altını yalamama rağmen bu acemiliği nasıl yaptım! Esnasında, iyi yapsam da yapamamış kabul edilmek Efendi’min gözünde değişmez kuraldır. O kadınların karşısında benim ne kadar aşağılık ve beceriksiz olduğumu gösteriyor. Bana biçilen konumu en baştan bugüne hiç yadırgamadım. Efendim’in beni aşağılama derecesi ne kadar aşağı ve bayağı olursa olsun beni daha fazla onurlandırır.

Bağlanma şeklim sopanın acısını katlıyordu. Acımı dağıtabilecek hiçbir alan ve imkan bulamıyordum. Sopanın acısı ise, vücudumu daha da sıkıştırıyordu. Dar bir alanda büyük ve yoğun acı içindeydim. An geliyor, tek bir sopaya dahi dayanamayacağımı düşünüyorum. Efendim’in sözleri beni kendi sınırlarımdan çıkarıp dayanma gücümü arttırıyor.

Sonra, bir çift gözün daha beni seyrettiğini hatırlıyorum. Beni günlüğümden bilen biri. Yazılarımı okumuş, videolarımı izlemiş. Şimdi ise, Efendi’min kölesi sıfatıyla gözü bende. Benim adıma çok gurur verici bir an. Heyecanım, acım ve sorumluluğum hepsi bir arada. Zeynep, kendi falakalarında temelde ne yaşayacağını, nasıl davranması gerektiğini ve günlüğe yansımayan anları birebir görüyor. Karşısında rezil olmak ve yanlış yönlendirmek istemem.

Yüzüne Tükürülesi Kadın Benim

Satmak emri başka, yanlış yönlendirmek alenen hainlik olur. Benim, O’ndan daha aşağılık olmam gerçeği de ayrı tabi. Bu seviyeyi hiç kimseye kaptırmak istemiyorum. Efendi’min kölesi olsun olmasın tüm kadınların içindeki en aşağılık, en pislik, en yüzüne tükürülesi kadın benim. Ben olmalıyım, hep ben kalmalıyım.

Şimdi, bana içten içe üzülsen de benim de seni falakada görmem yakındır köle Zeynep! Canlı izleyeceğim nadir köle kadınlardan biri olacaksın. Bakalım, ben nasıl izleyeceğim seni. Sen ne durumda olacaksın. Hangi sebepten falakaya çekilirsin bilmiyorum ama kesinlikle ve fazlasıyla hak edeceğine eminim. Şimdiden Efendi’min eline sağlık. Sana da oh olsun.


Ayaklarına Taparken Yetersizliğin Falakası Teaser- Zeynep Tarafından Satıldım

Zeynep Tarafından Satıldım




Teşekkür Ederim Köle Zeynep

Efendi’min kuvvetiyle tabanlarıma inen sopanın sayısına eşlik ediyor köle Zeynep. Benim için sayıyor. Her sopayla benim acım artıyor. Saydığı her sayıyla, sesinden kıyımsız olduğunu anlıyorum. Sevdiğin ve kıyamadığın insanın yerine acı çekmeyi dahi göze alırsın. Bu fikrin, köle Zeynep’in içinden geçtiğine eminim. Benim de aynı durumda içimden bu düşünce geçerdi. İkimizin de sınavı ayrı.

Gelenek haline gelen son ağır sopalar için dilenecekken, sayıyı Efendi’m de uygun görürse köle Zeynep’in belirlemesini rica ettim. Son ama 10 ağır sopa ile ayıbımı sildi süpürdü. Teşekkür ederim köle Zeynep. Ve senden çok özür dilerim. Güzel ayaklarını layık olduğu şekilde yalayamadığım için. Bundan sonra, olması gereken şekilde yalasam da yapamadığımı iddia edip beni satarsan da yine memnun olurum. Senin satman sonucu ceza almak benim için mutluluktur. Yer değiştirdiğimizde ben de aynı şekilde ceza almanı sağlayacağım. Her şey Efendi’mizin emri uğruna.

Hoş geldin, iyi ki geldin köle Zeynep.


İkinci Bölüm Pek Yakında Yayında Olacak!


Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yazar

Paylaşımlar

Diğer yazılarımı da okuyun :-)

Paylaş

Yazımı arkadaşlarınla paylaş.

köle Elif

Yazımı paylaşın

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. - Özdemir Asaf

Yorumlarınız

Düşücelerinizi paylaşın

Bildiri Gönder
Bildir
guest

3 Yorum
Beğenilenler
En Yeniler Eskiler

3
0
Düşüncelerini paylaş, lütfen yorum yap.x