Yeni “O” Yeni “O” ile bize Tanıdık Hisler bölümünde güzel paylaşımlar sunan Helot’un bir kısa hikayesini paylaşmak istiyoruz. Aslen tekrar paylaşımını orada yapacaktı ama biz karar verdik ve konuk yazar olarak hikayesini bir günlük paylaşımı olarak sunmak istiyoruz. Belki bu vesileyle hikayenin devamı gelir ve bizde burada ekleriz.

“O” eve döndüğünde köle söylediği tüm işleri yapmıştı. Günün işi olan kaba temizlik, yemek ve alışveriş. Detaylı temizlik ise bir hafta sonraydı. Uzun süredir devam eden bu ilişkide artık her şey yerli yerindeydi ve bir rutin vardı. Köle artık sadece köle değil, “O”nun hayatının bir parçasıydı. Ev işleri, ulaşım, aklınıza ne gelirse. Sözleşme böyleydi.

Sözleşme her altı ayda bir yenileniyordu. İki tarafın ortak isteğiyle eklemeler veya çıkarmalar yapılabiliyordu. En önemli kural ise bu zaman içinde çıkmanın yasak olmasıydı. Köle, sadece bu süre sonunda devam etmek istemezse sözleşme sona erecekti. “O” ise, istediği zaman kölesini azat edebilirdi. Ancak bu hiç olmadı. Hatta bazı ilişkiler yaşadığı zaman bile kölesini hayatından çıkarmadı, köleyi azat etmedi.

Gelelim bahsettiğimiz güne.
– Yemek hazır, istediğiniz menüyü hazırladım.
– Aç değilim.
– Küçük bir ayak masajı.
– Hayır.
– Ne istersiniz?
– Son gününün tadını çıkar.
Bunu söylerken hafif bir gülme gelmişti “O”na

Benim yerime geçecek kişi gelecek

Bu söz kölenin önce donup kalmasına sonra kıpkırmızı olmasına yol açtı.
– Size karşı bir hatamı yaptım?
– Aksine çok iyiydin.
– Anlayamıyorum.
– Her şeyi anlamana gerek yok.

Her güzel şeyin bir sonu vardır diye düşündü köle.
– Sanırım beni azat edeceksiniz. Lütfen…
– Şşşş beni iyi dinle. Seni azat edeceğim ama köleliğine devam edeceksin.
– Anlamadım efendim.
– Dediğim gibi anlamana gerek yok. Sadece dediğimi yap. Sözleşmenin maddelerinden birini hatırla. Seni başkasına devredebilirim.
– Peki dedi kısık bir sesle.
– Şimdi yerine geç ve dizlerinin üzerinde beklemeye başla. Az sonra benim yerime geçecek kişi gelecek. Tasmanı çıkaracağım ve “O” tekrar takacak.

20 dk sonra bir telefon geldi ve ardından kapının zili çaldı. Beklenen kişi geldiğinde sessizce selamlaştılar. Köle ise gözleri yerde beklemeye devam etti.
– Şimdi bakabilirsin köle.

Köle boğazı tıkanmış

Kölenin başını kaldırmasıyla birlikte az öncekinden çok daha büyük bir şok yaşadığı açıkça görülüyordu, adeta titriyor ve adını bile unutmuştu. Karşısındaki yeni “O” ise yüzünde alaycı bir gülümseme ve soğukluğuyla “O”na yakışan bir şekilde bakıyordu.
– Tanışmamız yakın bir zamanda oldu ama senin kölen olduğumu öğrenince, konuyu bana açtı. Bende seni “O”na devretmeye karar verdim. Şimdi gel buraya tasmanı çıkaracağım.

Tasma çıktıktan sonra yanındakine verdi.
Yeni “O” tasmayı takarken:
– Sanırım sorun yok, değil mi?

Köle boğazı tıkanmış, kırçıllı bir sesle:
– Elbette yok.
Yeni “O”:
– Daha doğru bir şekilde hitap etmeyi öğrenemedin mi aptal? “Elbette yok ne?” diye çıkıştı.
Köle ise:
– Elbette sorun yok sahibem diye karşılık verdi eski eşine korkuyla bakarken…

Soyun ve karşıma gel

Durum oldukça tuhaftı. Çünkü köle, 3 yıl önce ayrıldığı eski eşinin emrindeydi artık.
Aslında bir an itiraz etmeyi düşündü ama kabul ettiği bir kural vardı. Üstelik Yeni “O”nun görüntüsü köleyi yerine çivilemişti.

Saçları farklıydı, vücudu daha güzeldi, parfümü değişikti ama en önemlisi bakışlarında insanı büyüleyen bir soğukluk vardı.
İki kadının sohbeti bittiğinde Yeni “O” ciddi bir ses tonuyla seslendi.
– Eşyalarını toplama vakti.
Evden ayrılmadan önce köle son bir kez eski “O”nun ayaklarına kapanarak veda etti. Tasma çıkarıldı.
– Merak etme dedi Yeni “O”. Arada sırada temizlik için geleceksin. O kadar hüzünlenme.
İkisi de kahkahayı bastılar.

Köle, hafif bir şekilde gülümsese de yeni “O”nun bakışlarıyla kendine geldi.
Eve vardıklarında “O”nun ilk talimatı şu oldu.
– Soyun ve karşıma gel.
“O”, koltukta oturmuş telefonuyla ilgileniyorken, köleyi karşısında çırılçıplak bekletiyordu. Ardından diz çökmesini emretti ve üzerinde kilidi olan kalın bir tasma taktı. Köle boynunu neredeyse kıpırdatamıyordu.
– Şimdi konuşmaya başlayabiliriz. dedi “O”
– Peki sahibem.
Yüzünü kölesinin yüzüne yaklaştırarak;
– Hayatın bizi getirdiği noktaya bak. Ama ait olduğun yerdesin işte. Hatalarını telafi edemezsin, sadece çok çabala ve beni memnun etmeye bak. Senin için bir eğitim hazırladım. Birkaç ayın zor geçecek. Zavallı sen, merak etme hepsi iyiliğin için.

Günlük 50 kırbaç sabit cezan var

“O”nun sakin ve soğuk ses tonu köleyi ürpertmiş ve ter içinde kalmasına sebep olmuştu.
Kölenin içinde “O”na itaat hissi gitgide büyüyordu. Ama nasıl olabilirdi ki bu? Yıllar evvel sürekli tartıştığı, artık çekemediği birisine karşı böyle hissetmek adeta başını döndürüyordu.
Bu karışık duyguları hissederken “O”nun sesi köleyi kendisine getirdi.

– Şimdilik belirlediğim bazı kuralları söylüyorum. İyi dinle. Umarım eskiden olduğu gibi sözlerim bir kulağından girip diğerinden çıkmaz.
Bir, Ben olmasam bile evde sürekli tasma takacaksın.
İki, penis kilidin olacak ve sadece haftada bir temizlik için açacağım.
Üç, Gideceğin her yer için izin alacaksın.
Dört, Evde yapacağın temizlik çok iyi olmak zorunda. En ufak hatanda bile cezalandırılacaksın.
Beş, İlk ay günlük 50 kırbaç sabit cezan var. Beni memnun etmene bağlı olarak diğer ay azalacak.
Altı, Evde telefonunu kafana göre kullanmayacaksın, aramaların için önce izin isteyeceksin.
Yedi, Haftalık değerlendirmemden sonra da kafeste kalma süreni belirleyeceğim.
Kısaca her şeyin kontrolümde olacak. Ama unutma, ne kadar iyi hizmet edersen ve saygılı olursan o kadar rahat edersin.
Bak, tahmin ettiğin kadar sert çıkmadım değil mi?

Şu an karşımda seni böyle görmek çok zevkli ama, asıl zevki seninle işim bittiğinde alacağım. Kölem olarak kalabilmek için kıvranacaksın. dedi ve gülümsedi.

Artık başlamıştı…


Konuk Yazar
helot
helot'in son paylaşımları (tümünü göster)