
Ayakkabıyla Girilmez
Türk kültüründe bir eve ayakkabıyla girilmez genelde. Girerken ayakkabıların çıkarılması sadece temizlikle ilgili pratik bir alışkanlık değildir. Bu davranış aynı zamanda saygının, mahremiyetin ve güvenin


Türk kültüründe bir eve ayakkabıyla girilmez genelde. Girerken ayakkabıların çıkarılması sadece temizlikle ilgili pratik bir alışkanlık değildir. Bu davranış aynı zamanda saygının, mahremiyetin ve güvenin

köle yapımın da dışına taşan akılsız hal ve davranışlarımdan dolayı günlüğümdeki keyif falakalarım veya cezalarım çok azdır. köleliği öğrendikçe ona göre yaşamak sanıldığı gibi kolay

Morkırmızı Spank başlığını okurken acaba beklentiler ne olabilir diye kendime sordum. Bu sefer satırları benden oku değerli misafirimiz. Ben kim miyim? Ben köle Elif’i köle

Ben kimim? Ben neyim? Benim bir kırık topuk kadar bile değerim olamaz! Yolum ve amacım O’nun varlığına hizmet ve memnun etmekse! İsmimin önündeki muazzam sıfatımı

Ben BDSM içindeki kurallar ve sınırları içinde hareket eden bir Efendiyim çünkü bu sınırların dışında hareket edersem, BDSM değil vahşet ve insanlık dışı hareket etmiş

BDSM içinde ihmaller vazgeçilmezdir. Ardından ceza ile kölenin eğitimi sağlanır. İhmalsiz ve hatasız insan olamaz. Ancak kölenin her ihmali ve hatası her Efendinin dilerse sadistçe,

Çıplak ayak mecburiyeti Efendim’in evinde müsaade olmadan çoraplı veya ayakkabılı gezmemi kesinlikle yasaklıyor. Dışarı çıkmaya hazırlanırken ayakkabıyı evin içinde giymeye yeltendim! Neyse ki, birini bile

Topuklu ayakkabılar ile yürümek beni her zamankinden daha çok orospu gibi hissettiriyor ve o ruh haline girmeme yardımcı oluyor. Çıkardığı sesten ayağımın duruşuna kadar kendi

Suçum belli, her zamanki gibi yolun sonunda ceza var, sırt kamçılama ve falaka. Pişmanlık yüzümden okunuyor olsa da, aklımı başıma getirecek o acıyı hissetmeden olmaz.