roleplay falakayla eğitim Roleplay BDSM dünyasında cinsel macera yaşamak için uygulanır. Bende çok meraklıyım ya, illaki nedir yaşamak istedim. Aptal kız, beklesene. Zamanı gelirse Efendi’n sana yaşatacak ama sen zamansız istersen sana böyle girer. Öğretmen öğrenci rol oyunu gerçek bir ceza eğitimine döndü. Resmen falakayla eğitim aldım. Ama daha neler aldım neler.

Kuyruğum olsa, sevinçten sallar dururdum

Görev ve cezalarımın çoğunu çıplak yerine getirdim. Özellikle Efendim’in yanında saatlerce giysisiz bırakıldım. Teslim oluşuma ve kendimi sakınmayışıma rağmen çıplaklık ile kendimi bir kat daha savunmasız hissediyorum. Zamanla geçmeyen devamlı bir utangaçlık hali üzerime yapışıyor. Göğsüm, kalçam ve bacaklarımın açıkta olmasının bana katamadığını düşündüğüm cazibenin yanında, koltuk altımdan damlayan ter ile kendimi pis görüyorum. Saklayacak yerim çok. Saklanacak yerim yok. Her yönüyle köle olmak çok zor. köle olmaya geldim dersin ama bu karar okyanusta damla!

Çıplaklığıma, kendime gözüm kaymadığı sürece alıştım sayılır. Gerçi alışmasam ne olacak!
Roleplay olacak. Rolleri ve oyunu bilmiyorum. Efendim beni giydirmek istiyor. Paket açılırken benim sabırsızlığımın ve heyecanımın yanında, Efendim’in sakinliği ve soğukkanlılığı beni çaresizce uslu uslu beklemeye sevketti. Bir japon kolej üniforması… Beyaz/lacivert renkli. 4 parça. Gömleği, eteği, çorabı ve tangası. Kuyruğum olsa, sevinçten bir o yana bir bu yana sallar dururdum kesin! Köpekler mutlu olduklarında sallarmış ya o yüzden.

Ona olan sevgime güç kattı

Bir an tangayı elimde evirip çevirdim. Nasıl giyeceğimi bilemedim. Ayarlanabilen ipi sayesinde önünü bulup giydim. Etek kalçamı kapatıyor mu kapatmıyor mu belli değil. Çorap diz kapaklarıma kadar çıktı. Gömlek ise göğsümün hemen altında. Üniforma o kadar güzel ki, benim bile içten havamın değişmesini sağladı. Önceden falaka öncesi giydiğim fıstık yeşili ayakkabımı tekrar görmekten çok mutlu oldum. Falaka her zaman mümkün. Ancak, topuklu ayakkabı ortaya çıktıysa kesinlikle falakanın habercisidir. Fotoğraf çekimi ile başlıyor Efendim. Kayıt altına alınacak değerde olduğuma seviniyorum. Ama bunun üzerimdekilere borçlu olmam gerçeği de kulağıma küpe. Nasıl poz vereceğimi bilmiyorsam, üzerimdeki üniformayı da taşıyamıyorum demektir. Sanki, çıplaklığı daha konforlu mu buldum o esnada. Rastgele bir duruşumu Efendim beğenip öyle çekiyor. Masanın üzerine çıkarken bir an…

Üniforma Fetiş

Sonra farklı pozlar. Yüzüstü uzanıp ayaklarımı kaldırmam emredildi. Ayaklarım kalçama yakın dururken çekecekti Efendim. O nedenle biraz yaklaşması gerekti. Elim yanağımda sessiz ve uslu duruyordum. Efendim etrafımdan dolaşıp geçerken kolu (kazağı) elime ve yanağıma değdi! Elbette bundan daha fazla temasta bulunmuştuk. Fakat o an bendeki kör noktalar açıldı. Sıcaklık, huzur ve kalbin hızlanması. Neden, tüm ciddi temaslardan sonra küçük sayılacak bir dokunuştan bu heyecanı yaşadım bilmiyorum. Böyle roleplay uygulamaya can kurban. Bir daha olsaydı. Geri gelirken yine dokunsaydı okşarcasına. Efendim’in yanımdan geçişinde bana dokunduğunun farkında olduğunu sanmıyorum. Ama bana bir kement daha attı Efendim. Kendimi zayıf, Ona olan sevgime güç kattı.

Ancak akıl sahipleri ibret alır

Bir seans ki içinde, eğitim var. Roleplay ve ceza sayılabilecekken ödüle dönüşen durumlar var. Açıklanması gerekse akla, hem karmaşık hem de basit geliyor. Titreyerek masaya yaklaşıyorum. Ayağımda topuklu ayakkabılar ile güç bela yürüyorum. Masadan elimle destek alıyorum. Her an ayağım burkulacak gibiydi. Eğitimdeydim artık. Efendim, zamanında öğrettiklerini ölçecek, fiziksel sınav yapacak ve ceza veya ödül verecekti. O benim öğretmenin, bense onun kolej öğrencisi. Ama eğitim BDSM çerçevesi içince gerçekleşiyor.

İlk dersin konusu benim bir ihmalim üzerinde. Son görevlerimin birinde çok önemli bir ayrıntı unutmuşum. Evet, Efendim açıkladıktan sonra aklıma geldi. ‘Bir Kadının Ayağının Altını Öptüm’ görevimde kadının ayaklarının altını öperken, ayaklarım çıplak değildi. Ancak ben bir köleyim. Ben öyle çoraplı, hele hele ayakkabılı kimsenin ayağını öpemem! Kesinlikle. Bu kölelik varlığıma aykırı. Bu yazıları yazarken, dersin bana ne kadar iyi işlediğini anlıyorum. Ancak akıl sahipleri ibret alır derler. Efendim’in elleri dert görmesin. Sayesinde çok iyi akıllanıyorum.

Falaka hataların telafisi olabiliyor

Efendim, ayaklarımı masanın üstüne uzatmamı emretti. Roleplay içinde cezaya gelmiştik. Ayakkabılar üzerinden aldığım darbenin etkisini soruyor Efendim. Acımıyor. Bu söz aslında çok riskli ve başımı belaya sokabilecek cinsten. Acımıyorsa acıyacak besbelli. Ayakkabıları çıkartıp çoraplar üzerinden vuruyor Efendim. Yine acımadı. Söylerken tedirginlik yaşıyorum. Üstelik, ‘Neden?’ sorusuna verdiğim yanıt çok aptalcaydı. Çünkü biraz yumuşak. Yumuşak olan kırbaç değil. Kırbacı elindeki tutan Efendim’in birazdan uygulayacağı şiddetin ayırdına varabilmem için bir derece belirlemesiydi. Ayakkabıyı ve çorapları Efendim çıkartırken kendimi rahatsız hissediyorum. Siz zahmet etmeyin ben çıkarsaydım diyeceğim ama Efendim böyle uygun görmüş bana söz düşmez deyip sessizliği bozmuyorum. Demiştim, topuklu ayakkabı falakanın habercisi. Ayaklarım ile sopanın arasında hiçbir şey yok artık. Çoraplarımı bana verdi Efendim. Katlayıp ısırabileyim diye. Acıya katlanabilmek için yöntem sunuyor Efendim. Bazen duygusal yönüyle bakıyorum. Köpeğinin ağzını boş bırakmıyor Efendim. İşte bu kadar basit ve gerçek.

Darbeleri direkt algılıyorum. Acısını ayağımın altından saç diplerime kadar hissediyorum. Roleplay yani rol oynamıyorum, oynayamıyorum zaten. Acılar gerçek. Dayanıksız davrandığım falakaları anımsayıp, onları unutturacak bir falaka yaşamayı diliyorum. Sık dişini, tut kendini. Geçici acının keyfini çıkar. Hiçbir yerde canın böyle acımayacak. Burada olma sebeblerinden acıyla yoğrul. Ruh böyle diyor. Fakat zayıf düşen beden hemen sızlanıp yorgun düşüyor. Her falaka kendine özgü. Falaka hataların telafisi olabiliyor. Ama bir önceki falakanın açığını sonrakinde kapatamıyorum. Hesabımı daha da kabartıyorum. Mermer gibi de dayanıklı olmayı istemem. Efendim falakaya çektiğinde canım acımalı ki, keyif alabilsin. Sopanın ucunda kıvranan köle ve kızarmış bir çift ayak Efendim’in görmek istediği sahne. Fazla reaksiyonlarıma karşın, Efendim dayanmaya yönelik gayretimi biliyor ya bu bana yeter.

roleplay fotoğraf galerisi

Son bir sopa daha ister misin?

Bağlanmayan gözlerim sopanın geleceği geldiği tüm anları görmekle falakanın etkisini arttırıyordu. Bağlı iken de, Efendim sopanın sesiyle kulaklarımı uyarıyordu. İki durumun arasında tercih yapmak gerekse çok zor. Bu ihmali yapmamam lazımdı, yaptım. Görevim sırasında çıplak ayaklı değildim. Bu sözü utanç içinde benim yalvarırcasına tekrar etmem gerekirdi, akıl edemedim. Efendim, kuvvetli idrak için dersimi veriyordu. ‘Ne zaman bir kadının ayağının altını öpersem çıplak ayakla öperim’. Bariz yanlış yapmaya cüret etmişim. Kamçının tabanlarıma saldırısı, sözümü söylerken zorlaştırıyordu. Benzer bir görevde unutmam artık. Falaka son değildi. Bu daha hazırlanma evresi. Öyle ki, masanın üstüne çıkmam emrediliyor. Ayaklarımı geri çekerken bir ton demir bağlanmış gibi ağır hissediyorum ayaklarımı. Falakadan hemen sonra, ayağımın sıcaklığı dahi düşmeden adım atmak zorunda kalmak ve seansın devamı varken bu işe nasıl roleplay denir!

Canım acıyor. Rol yok. Acaba İngilizce no roleplay mi denilir? Saçmalıyorum. Masada dizlerimin üstünde duruyorum. Efendim yeni duruşta sopayı kullanıyor. Sopayı biliyorum, yalnız bu duruş bile başlı başına zor. İyice sızlanacak alanım yok. Ceza içinde rahatlık aranıyorum. Gerçekten bağlanmak kadar kısıtlayıcıydı. ‘Ne zaman bir kadının ayağının altını öpersem çıplak ayakla öperim.’ Kendimi O kadından üstün görmedim. Sadece unuttum. Üstelik farkına varıp, Efendim’e söylemeyi unutacak kadar şuursuzdum. Gerekli dersi aldıktan sonra, ‘Ders için teşekkür ederim Efendim.’ 10 sopaya bu sözüm eşlik ederek falakayı bitirecekti Efendim. Ne kadar olacağını bilmeden yenen sopanın acısı ile sayının belirlenmesi yarışır. Masanın kenarını tokatlarken, Efendim’in ‘Vurma’ deyişindeki o yumuşak ses tonu kulağımda. Ceza sırasında Efendim’in sesini duymak benimle konuşması çok hoşuma gidiyor. Sopa yiyip, ders için teşekkür ediyorum ve canım acıyor. Tamamen karmaşa…Efendim, ‘Son bir sopa daha ister misin?’ derken, sopa tabanlarımı tehditkar bir şekilde okşarken ‘siz bilirsiniz Efendim’ diyorum.

Kuyruk sallayan orospuya kuyruk

Yanlış! ‘İsterim Efendim’ demeliydim. Şimdi yalvartarak bu haklı tanıdı. Son sopaya yalvartan Efendim’e ne kadar ders için teşekkür etsem az. Eğitime devam etmek üzere sandalyeye oturdum. Ayaklarımdan dikkatimi çekip kendimi toparlamam zaman aldı. Altan yanıyorum resmen. Efendim hemen konuya giriyor. Gelen güzel yorumlar ve aldığımız olumlu tepkiler vardı. Tam yerinde herkese teşekkür ederim. Ayrıca değerli kadın misafirlerimizin ayaklarının altından öperim. Dolayısıyla bunun bir cezası ve ödülü olacaktı. – ‘Kuyruk salladın mı?’ – ‘Hayır Efendim! Kimseye hatta bir eşyaya dahi kuyruk sallamadım.’ Kanıt niteliğindeki mesajlara rağmen bu cevabı verdim. Ama kimseye bakmadım. Hep usluydum. Ben sizin orospunuzum. Başka kimse yok. Yemin ederim size ihanet etmedim! Diyesim geliyor. Ama bunu dersem, iyi bir orospu olmadığım ortaya çıkar. İşe yaramaz olmaktansa, orospu olmayı şiddetle tercih ederim. Kuyruk salladım. Hem de defalarca. Efendim’in orospusu olmak bunu gerektiriyor.

Kuyruk sallayan köle ödül ve cezasını bulacaktı. Masaya eğilmem ve dirseklerimi masaya dayamalıydım. Nasıl kuyruk salladığımı görmek istedi Efendim. Kıçımı sağa sola salladım. Sallamak denirse. Roleplay tam anlamıyla ancak bu kadar kötü oynanır. Kıpırdıyorum birazcık. O kocaman anal plug hala içerdeydi. Emirle tangayı çıkardım. Efendim’in anal plug çıkardığı sırada kendimden beklemediğim şekilde sorunsuz durabildim. Geniş kısmı çıkarken, vücudum da dar bir geçitten geçiyordu. Yerine elbette bir şey vardı. Kuyruk sallayan orospuya kuyruk! Onca yeniliklerden ve ilklerden sonra hala şaşkınım. İnanamıyorum. Ekrandan gördüğüm birçok şeyi deneyimleme fırsatı sunuyor Efendim. Götüme girecek kısmı siyah ve uzun. Ama pembe rengi ve tatlılığı korkutucu yanını yumuşatıyor. Çaresizlik bazen güçtür! Çünkü, bir yerlerime obje sokulurken fazla tepki gösteren ben, anal plug ve kuyrukta sabit durup her şeyi berbat edebilirdim. Biliyorum ki olacak, hazırda bekliyorum. Aslında korkulacak pek bir şey de yok. Belli bir zorlanma olacak tabi.

Gayet sevimli bir köpek olmuştum

Efendim, ‘Masanın üstüne çık. Madem kuyruk salladın. Bir de böyle salla bakalım.’ diyor ve çalıştırıyor. Kuyruk hem içerden titreşim yapıyor. Hem de sallanıyor. Alenen, Efendim’in gözü önünde herkese kuyruk sallıyorum. Nasıl durduğunu ve göründüğünü bilmiyorum. Biraz utangaçlık hissediyorum. Rezil ediliyorum, gülünç bir vaziyetteyim. Tam bir kuyruk acısı benimkisi… Aletin neremde olduğunu ve bana ne yaptığını söylemek zordu. Kamçı ile kolaylaştı. Böyle açık konuşmak bilmediğin bir dilde konuşmaya çalışmak gibi.

Kuyruk sallarken iyiydi. Yapay bir kuyruk mu canımı sıkacak! Gayet sevimli bir köpek olmuştum. Eğlenceli de işte. Peki, ya bu hissettiğim ne? Kuyruğun titreşimi hoşuma gitti. Neredeyse haz aldım diyebilirim. Hiç beklemezdim kendimden. Titreşim sırasında kendime hayret ediyorum. Bu tezatların içinde çoğunlukla kendimi titreşime bırakıyordum.
Kuyruk da zamanını doldurmuş olacak ki Efendim çıkardı. Merak ediyordum. Bugün girenlerden sonra götüm ne halde? Aradan geçen zamanı da katarsam, Efendim’in aşamalı ve kontrollü oluşu sayesinde hiçbir sıkıntı yaşamadım. Asıl ceza/ödüle gelmişti sıra. Falaka ve kuyruk yüzleşme evresiydi anlaşılan. Sadece ödül desem bu can acısıyla pek uymuyor. Sadece ceza olamaz. Çünkü, kuyruk salladığım için güzel yorumlar gelmişti. Yani Efendim’in iyi sayılabilecek orospusuydum. Efendim kölesini spank ile ödüllendirecek. Sopa ile cezalandıracaktı. Emir ile eteği kaldırdım.



Şu an en pis en rezil vaziyette sergileniyorum

Efendim demişti, onun uyguladığı roleplay yaparken sakın vanilya seks macerası bekleme diye. Sopanın acısı, daha ilk darbeden sonuncusuna değin aynıydı. Ne tabanlarda ne de kalçada rahat çekilecek gibi değil. Her vuruş kesik gibi sızlatıyor. Efendim istedi ben kuyruk salladım. Neden bu kadar ağır spank uyguluyor anlayamıyordum. Acıyı bastırmak için büyük çaba sarf ediyordum ama nafile. Tahammülleri aşan acı bu. Bazen yerimden zıplatan, bazen de beni dizlerimin üzerine çöktüren acı. Falakalarda bağlanıyordum. Spank cezasında bağlamamıştı beni Efendim. Bağlanmaya da pek gerek yoktu zaten. Yerimden ayrılacak değildim. Daha az kuyruk sallasam, acıyı bir sonrakinde hafifletir miydi Efendim? Sakın aman! Söylememiş olayım. Orospuyum ben, orospu. Bu emirin tüm yolları buraya çıkar. Sopa ilk dokunduğu yeri yakıyor. Aynı yere üst üste inse de kötü kıvrandırıyor. Sopa kıçıma inmeden bile yapacağını yapıyordu. Gelecek darbeyi kendimi kasıp beklerken o vuruşun beni es geçmesi, nefesimi tutup hazır olduğumu sanıyorken yıpratıyordu.

– ‘Uslu kız olacak mısın?’ – ‘Olacağım Efendim.’ – ‘Ne olacaksın?’ – ‘Uslu kız olacağım Efendim.’ – ‘Cici kız olacak mısın?’ – ‘Olacağım Efendim.’ – ‘Ne olacaksın?’ – ‘Cici kız olacağım Efendim.’

Ağzımdan çıkanı kulağım duyuyor ve zihnimde bir şeyler eşleşmiyor. köle iken, ‘cici kız’ ve ‘uslu kız’ nasıl olunurdu! Hepsini birden uygulamaya çalışsam acayip yeni bir tür ortaya çıkar galiba. köle, hata yapar. Sözleri ve hareketleriyle dikkatsizdir. Sosyete kölesi bile olmayı kabullenemezken, nasıl uslu ve cici kız olabilirim. Beni kölesi gibi görmeyerek, köle gururumu ayaklarının altında eziyordu Efendim. köleyim ki ben. Şu an en pis en rezil vaziyette sergileniyorum. Regliydim ve ceza sırasında tampon kullanıyordum. Sopanın sarsıntısıyla tampon yerinden oynadı mı, gözüküyor mu, bacaklarımdan kan damlıyor mu? Sokakta, kuyruğunu kaldırıp oraya buraya pisleyen köpekten farkım yoktu. Müdahale etmem mümkün değildi ama içim içimi yiyordu. Efendim beni öyle ifşa etmek istemişti. Razıydım. Ne kadar giyimimle süslü püslü olsam da vücudumdan pejmürdelik akıyor. Ben buyum. Orospu ve köpek.

Cici kız olacaktım. Uslu kız olacaktım.

Böylesine her halim göz önündeyken, uslu ve cici kız olmamı emrediyordu Efendim. Uslu kız olursam, cici kız olursam Efendim son 10 vuruşta sonlandıracaktı. Son 10 vuruş ama sıkı vuruşlar. Sayarak tekrar edeceğim sözüm de belirlenmişti. 1. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. 2. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. Bu dilemmayı anlayacak seviyede bir zekam olduğuna seviniyorum. köleyi arada bırakan, şaşırıp yanlış yapması an meselesi olan bir durumla karşı karşıya bırakıyor. 3. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. 4. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. Bağırmamak için dişimi sıkmak işe yaramıyor. İnletiyor sopa. Ağzımdan kaçan bağrışları çabuk toparlamaya çalışıyorum. 5. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. Son beş kalmıştı.

Spank

6. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. Cümlemin yarısında bir an kısa bir an duraksayıp nefes alacak aralık keşfettim. Efendim gelecek sopa için hazır, cümlemin bitmesini beklediği o an acıyı sindirmeye çalışıyordum. Suistimal etmedim. Sadece dayanabilmek için toparlanma müddeti. Saniyeler içinde hızlıca söylüyordum kalan kısmı. 7. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. 8. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. Sopa kıçıma yapmadığını bırakmazken, Efendim’in eli sol göğsümü ve başımı okşuyor. Göğsümü okşadığında orospu yanım çok hoşlanıyor. Herkes görsün ben yalnız Onun orospusuyum. Başımı okşandığında köle Elif payına düşeni alıyor. Zayıflıklarını eksikliklerini tamamlıyor bu el. Efendim şevkatli. Sopa acımasız. 9. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. 10. Bir daha kuyruk sallamayacağım Efendim. Daha iyi kuyruk sallayacağım Efendim. Cici kız olacaktım. Uslu kız olacaktım.

Roleplay yani oyun icabı değil. Sopa gerçek, spank gerçek, acı gerçek, köpek gibi yalvarmam gerçek, ders gerçek. Ben uslu ve cici kız oldum.

Roleplay Özel Video Arman


Özel İçerik

Giriş yap ve içeriği altınlarınla aç.

60 dakikalık videomuzdan yarım saatlik özel videomuzu yorumlarından dolayı Wenom, torture06, erdem, Olanzapine, nurisever21, controlzone, Lostsinner42, Ottoman, deliyimben, xxxtentacion, Mert, mozer964, Barixoo, amorkara ve izmirslaveman’a emeklerimize saygı duydukları için bir armağan olarak sunuyoruz.





Cezam, acım ve izlerim gerçek

Kıçımın nasıl olduğunu merak ettiğimi biliyordu Efendim. Odaya gönderdi beni aynada bakmak için. Tüm bu yazıdan ve videodan daha ileri bir şey varsa o da, izleri gördüğümde yüzümdeki o mutluluk! Kalçamı kucaklayabilmek istedim. Çok güzeldi. Çok. Sayısız kırmızı çizgi, bir taraftan diğer tarafa uzanan ince çizgiler. Dokunduğumda sopanın sıcaklığı henüz gitmemişti. Seans, roleplay üzerine olabilir. Ancak, hiçbir şey rol değildi. Cezam, acım ve izlerim gerçek. Rol olsaydı, Efendim vurur gibi yapması gerekirdi. Asla böyle bir şey yapmaz. Ben de rol yapmak istemem. Yoksa bu güzelim izlerim olmazdı.

Efendim’in ayağının altını ve sopayı ne kadar öpsem azdır. Teşekkür ederim Efendim.
Odadan dönerken Efendim’e yakalandım. Orospuluk konusunda kendimi daha fazla açmam gerektiğini söylüyordu. Normal ses tonuyla değil. Eksikliğimin ciddiyetimi anlıyordum. Devam edecekti ki tenkitlerine, ansızın duraksayıp bana bakışı değişti. Yüzündeki sert ifade yumuşadı ve sesi sakinleşti. Evrim geçirmesini sağladığı kölesinin değişimine, memnuniyetini belirten sözler söyledi. Gergin halde beklerken konuşmasını değiştirmesi şaşkına çevirmişti beni. Kalçamdaki izlerden sonra şimdi bu sözler. Şımarmamak ince bir denge.

Her şey sizin sayenizde Efendim…

köle Elif
köle Elif'in son paylaşımları (tümünü göster)