Oral Seks & Falaka Bu sabah ki ayak işkencesinden dolayı belirgin bir dönem yaşamıştım bugün. Tabanlarımdan parmak uçlarıma kadar buram buram acı vardı. Halının ipleri bile bastıkça ayaklarıma diken gibi batıyordu. Ben ayaklarıma bakarak aklımdan bunları geçirirken, Efendim de, etrafa bakarak bir şeyler düşünüyordu. Bu anı biliyorum 🙂 Kimbilir birazdan neler olacaktı? Meraklı, heyecanlı ve biraz da korku ile Efendim’in gözlerine baktım. Baktığı yönlere başımı çeviriyordum ama tahmin etmem mümkün değildi planlanını. Bir müddet sonra Efendim bana dönüyor. (Derinlerden titreme dalgası yaklaşıyor.) Yeni bir şeyler yaşayacağımı öğreniyorum. kölelikte bir adım ileri götürecek yeni bir seans! Demek ki, bir takım eğitimleri ardımda bırakıp yeni deneyimler yaşayacak gelişimi gösterdim. Nasiplendirdiği her şey için Efendim’e minnettarım. Nerede, nasıl duracağımı ve ne yapacağımı duydukça titremem artıyor. Hepsi aynı anda olacaktı! Sonuç belli elbette, ne emredildiyse gerçekleşecek de, süreci düşünüyorum ben. Efendim’in sikini ağzıma alıp aynı zamanda ayaklarıma kemerle vurulacaktı yani oral seks ve falaka bir arada.

Efendim’in sikini ağzıma alıp orospuluk görevime başlamıştım

Gösterilen yerde bir duruş belirlemem gerekiyordu. Ayrıca ayaklarımın altını görünür ve ulaşılır tutmalıydım. Çıplak olacaktım. Bir orospu giyinik olabilir ama bir orospu köle olabilir mi?! Ve kameraya nasıl çıkarsam öyle kalacağımı, deliklerimi gizlemeyeceğini söyledi Efendim. Zaten hep çıplaktım. Ha bir eksik ha bir fazla fark eder miydi! Ederdi tabi. Kısa sürede büyük panik yaşadım ama ilk seferde doğru duruşu bulup beklemeye başladım. Dizlerimin üstüne otururken Efendim karşımda ve ayaktaydı. Kemerin çözülmesi ve pantolonun düğmesi açılmasını izlemek çok heyecanlıydı.

Efendim’in sikini ağzıma alıp orospuluk görevime başlamıştım. Bugünkü ayak işkencesinde çok enerji kaybetmiştim. Şimdi, Efendim’in bana vereceği proteinle kendime gelecektim. Hani hep sorarız ya birbirimize. Bir adaya düşsen yanına alacağın üç şey nedir diye. Benim yanımda Efendim olsun kafi. Başka şeyler olmasa da olur. İhtiyacım olan her şey kendisinde mevcut. Bir adada Efendim ve ben. Bir odada kısıtlı kalmadan köleliğimi yaşamak ve Efendim’e hizmet etmek isterdim. Yere uzanmış vaziyette ayaklarım bir ağaca bağlanmış doğada falakaya çekilmek harika olurdu. Kıpırdadıkça ağaç kabuklarının ayrıca acı vereceğine eminim. Bacaklarımdan karınca ve böceklerin gezinmesi hatta onları üzerimden atmanın yasak olması. Ve bu yetmezmiş gibi sikini ağzıma sokup beni besliyor. Hayallere mi daldım ben. ?

Kendimi tam anlamıyla bir orospu gibi hissediyordum

Ellerim dizlerimin üzerinde Efendim’in siki ağzımdaydı. Bir insan için aşağılayıcı bir sahne olabilir fakat benim gururlandığım, içimin eridiği ve köle olduğumun bir göstergesiydi. Ayaklarım kemerden nasibini alıyordu. Daha önce birden fazla uygulama içinde olmamıştım. Acaba şimdiye kadar kaç köle oral seks ve falaka cezası bir arada çekti?

Vücudum ve ağzım yoruluyordu yavaş yavaş. Efendim elimi de kullanmamı emretmişti. Bu pozisyonda ayaklarım ağrımaya başlamıştı. Duruşumu değiştirmem mümkün değildi. Dinlenemiyordum. Efendim’i boşaltmaya çalışıyorum. Falakaya çekiliyorum. Hızlı ve etkin olmazsam falakanın şiddeti inanılmaz artıyordu. Bazen kemer ayağımın kenarını sıyırıp geçirirken keskin bir acı bırakıyordu. Jilet kesiği gibi. Kemer ayağımı tam ortalasa böyle böyle sızlatmazdı herhalde. İstenildiği gibi olmadıkça kemerin demiri ile dövülüyordum. Ağlayacak hale gelmiştim artık. Faydası olmasa da, elimle ayağımı korumaya çabalıyordum. Kemer sadece ayağımı değil kıçımı ve bacağımın bir kısmını da hedef alıyordu. Ayak parmaklarım tüm bedenimin yükünü taşırken uyuşmuştu. Kendimi tam anlamıyla bir orospu gibi hissediyordum. Yeterince başarılı değildim ama Efendim de hiç beni bir kadın gibi görüp zafiyet göstermiyordu.

Efendim boşaldı ve ihtiyacım olan proteinleri yudum yudum içtim

Efendim, boşalmak için hiç acele etmiyordu. Kemerini üzerimde ve ayaklarımda sertçe kullanıyordu. Canım fazlasıyla yandığından kendimi veremiyordum. Ağzım ve dudaklarım işime yaramıyordu. Beni zor duruma sokuyordu. Halbuki beni en az acıyla kurtarmalıydı. İlk seferde böyle zorlanmamıştım. Bir de istemsiz öğürme hissi beni mahvediyordu. Efendim’e yakın olduğum en özel anlardan biri ve en iyi şekilde yaşanmalıydı. Ama her şeye rağmen kontrol altındayım. Çünkü, tüm bu olanları Efendim yönetiyor. Yorgunluktan ve acıdan yığılmadan ben, Efendim boşaldı ve ihtiyacım olan proteinleri yudum yudum içtim. İlk oral seks ve falaka görevimi başarmıştım.

Ağzım daha önce Efendim tarafından sikilmişken, heyecanımı gölgeleyen neydi? Hem o zaman ne çok sevinmiştim yapabildiğime, üstelik ilk olmasına rağmen. Yolu ve yöntemi tecrübe etmişken elim taş kesilip, ağzımın bomboş bir delik gibi işlevsiz kalmasını anlamıyordum şimdi. Sidikli ve kıçımın boklu olduğu görevlerim vardı benim. Hiç böyle hissetmemiştim. Kalksam kalkamam, devam etsem aklımda bu düşüncelerle Efendim’e iyi hizmet edebildiğimden şüpheliyim. Fiziksel acı bir kenara, ruhumun sancısı hırpalıyordu beni. Azalıyor muyum, küçülüyor muyum bilemedim. Değersizliğimin en zirvesiyle yüzleştim o anlarda. Dedim ya, kendimi hiç bu denli orospu gibi hissetmemiştim. Dövülürken sikilmeyi seviyordum. Hatta, Efendim her yerime vursa kemeriyle diyordum. Daha sert, daha iz bırakırcasına. Sikildikten sonra sırt üstü yatırılıp dövülmeye devam etmesini ne çok istemiştim zamanında. Şimdi olanların bunlardan çok farkı yoktu.



En çok gurur yaptığım yerlerden ezin beni Efendim

Amımdan sikileceğime bu defa ağzımdan sikilmiştim. Bu mu koymuştu bana. Bilmiyorum… Ama sanki gururu tarif ediyorum. kölede gurur… Kendime yakıştıramadım. Çok utandım. Öyle ki, bir süre Efendim’e açamadım bu konuyu. Elif geldi birden aklıma. O hiç sevmezdi ağza boşalmayı. Ve seansımızı mahvetmek üzere. Kendime gelmeliydim. Uygun bir ortam olmazsa Efendim beni tuvaleti olarak kullanıp, ağzıma işeyebilirdi. Peki, buna nasıl tepki verecektim? İstemsiz öğürme hissi bir yana -çünkü insani,- bunun bana dokunması ve gücüme gitmesi şoka sokmuştu beni. Ben, gururumu ilk gün ardımda bıraktım sanıyordum. Ama gösterdim işte bugün çirkin yüzümü. Beynimde böyle kuruntular peydah oldu diye ne Efendim bu tür emrinden vazgeçer, ne de ben yapamam derim.

En çok gurur yaptığım yerlerden ezin beni Efendim. Beni, kimseyi kullanmadığınız kadar hor kullanmanızı diliyorum Efendim. Size karşı koymam mümkün değil Efendim. Uygun gördüğünüz her şeye razıyım. Ben böyle düşündüm de, ya Efendim bana dokunmasa, kendi orospusu olarak görmeseydi? Ya layık görülmeseydim? Bunun için başka bir köle Efendim’e hizmet etse! Nerde kaldı benim köleliğim! Tövbeler tövbesi…

Keşke sabah akşam Efendim’in şifalı can suyunu içebilsem

köleliğimi hiçbir şeye feda etmeyeceğim. Başarısız ve beceriksizliği kabul edebilirim. Çünkü Efendim rehberliğinde geliştirebilirim kendimi. Eksik yerlerde cezamı da çekerim. Ama gurur denen kanserli düşünceleri barındırmam zihnimde.

Keşke sabah akşam Efendim’in şifalı can suyunu içebilsem. Boğazımda Efendim’den bir tat, tabanlarımda ve vücudumda Ondan izler ile dolup taşsam… Efendim benden uzaklaştığında kendimi çok bitkin hissediyordum. Hem olduğum yerde dinlenmek istiyordum saatlerce, hem de seansların bir sonu olmasa bayılana kadar devam etsek istiyordum. Zorlansam da, hatta Efendim canıma da okusa, kavi bir Efendi’nin ellerinde olmaya doyamıyorum. O eller bana kimselerin yapamadığı ve yapamayacağı namütenahi kapıları açıyor. Bazen gereksiz konuşan çenem, neyseki bugün de görevini yapabildi. Yalnız, daha iyi ve en iyi orospusu olmam için defalarca ağzımdan sikilmem gerek.

Efendim’in kölesinden her şekilde memnun olmasını sağlamak boynumun borcudur.

köle Elif
köle Elif'in son paylaşımları (tümünü göster)