Falakalı Rüyamı Falaka Rüyası Bu emriniz kalp atışımı baya hızlandırdıydı Efendim. İlk defa dünyalarımın karıştığı bir ortam olacaktı. Sizin kurguladığınız rüyamı arkadaşıma anlatacaktım. Siz hiç bir insana ‘sana falakalı rüyamı anlatayım’ dediniz mi?

Ben fırsat kollarken, arkadaşım Derya’nın daveti ortamı hazırlıyordu emriniz için. Yalnız başka arkadaşı da çağırmak istemesi beni düşündürüyordu. Ne anlarlardı, nasıl bakarlardı bana? En azından lafa karışır da sohbeti istediğim şekilde yönlendiremezsem diye endişe ediyordum. Derya’nın yanına ilk önce ben gitmiştim. Eve girmeden dediğiniz gibi çoraplarımı çıkardım. Neden çıkardığımı sordu. Ben de rahatsız oluyorum dedim. Ayakkabımın içine bıraktım çorabımı. Derya’ya sen montumu alır mısın deyip O’nu içeri gönderdim. Ben de çıplak ayağımı, ayakkabımın fotoğrafını çektim bu sırada.

Derya’yı dinlerken gözüm ayağıma ilişiyor

İlk aşama tamamdı. Diğer arkadaşın gelmesine bir saat olduğunu öğrendim. İkimiz varken söze girerim diyordum ama arkadaşım ailevi problemlerini anlatmaya başladı, dinliyorum, teselli ediyorum, gözyaşını siliyorum. Bana sıra gelmiyordu bir türlü. Vakit doldu, diğer arkadaşımız Ebru geldi. Biz, bir ara iyi üçlüydük. Uzun zamandır bir araya gelememiştik. Hasret giderdik. Herkesin söyleyeceği ne çok şey birikmiş. Benim ise, aklımda ilk sırada emriniz vardı. Bir aralık bulsam diyordum ama Ebru varken de anlatabilir miydim falakalı rüyamı emin değildim. O bir yerlerde anlatır gibi geliyordu bana. Biraz ortama kapıldım ben de. Bizim sohbetimiz, çay ve görevimden uzak karışık konular. İyice bayram yerine dönmüştü orası. 4 saatin sonunda Ebru kalkmaya hazırlandı. Ben de heyecanlandım. Acaba yapabilecek miyim yoksa o hengamede kendimi o evden çıkmış bulur muydum?

Benim çıkıp çıkmayacağımı sordu Ebru. Ben de 10 dk ya çıkarım deyip O’nu gönderdik. Yine biz sohbetlere döndük. Derya’yı dinlerken gözüm ayağıma ilişiyor. Hadi artık diyordum kendime. Ses kaydını açıp, ‘beni davet etmeseydin ben sana yine gelecektim’ dedim.
‘Hayırdır.’
‘Seni rüyamda gördüm’ dedim. Derya’nın koşuşturmasından durdurdum kaydı. Oturunca yeniden kaydı açıp konuya girdim. O da pencerenin kenarında sigara içiyordu. Ne saçmalıyorsun diyebilirdi. Artık saat de geç oluyordu. Bir an önce önünü arkasını hesap etmeden anlatmaya başladım rüyamı.

İsterse hazır ayaklarım çıplakken beni falakaya çekebileceğini teklif ettim

Ayak Yalama RüyasıEv temizliğine çok dikkat eden bir kadındı. Annem gibi. Deterjan ve bez elinin altındadır hep. ‘Ayakkabılarımla evine giriyorum rüyamda her yer pis oluyor, kızıp falakaya çekiyorsun beni…’ yüz ifadesi pek değişmeden dinliyordu. Fazladan tepki vermiyordu. Rüya yorumlamayı severdi unutmuşum. Ayakkabımdan evine bulaşan pisliği ve beni falakaya çekmesini kalbinin temiz olmasına ve içindeki sıkıntının bana ayan olmasına bağlıyordu. Bu yorumu ile hem korktuğum tepkiyi almayacağım için rahatlıyordum hem de konu gereken ilgiyi görmeyip başka yöne kayıyor diye keyfim kaçıyordu içten içe.

Pişman olup rüyamda ondan özür dilediğimi, ayaklarına kapandığımı ve bundan hoşlandığımı söyledim. Az önceleri mutfakta elinde gördüğüm oklavayı da ekledim sözlerime. İsterse hazır ayaklarım çıplakken beni falakaya çekebileceğini teklif ettim. Güldü. Rüyamın başka açıdan hiç üzerinde durmadı. Yorumu tekrarlayıp rüyayı kendi ailevi sorunlarına bağladı. Söylemem gerekenleri söyleyip ve O’nun bu konudaki son sözlerini dinledikten sonra kaydı kapattım.

Artık ben de kalkmaya hazırdım. Toparlandım ve evden çıkmak üzereyken ‘Yoksa, çoraplarını rüya yüzünden mi çıkardın’ dedi. Bu kez ben güldüm. Vedalaşıp evime doğru yürümeye başladım.

Falaka rüyamı anlatırken yaptığım ses kaydı dinleyin. (Ses düzeni yapıldı.)

Keşke sizinle gidebilseydim. Siz beni Derya’nın önünde falakaya çekseydiniz ve af dilemek için ayaklarına kapanmayı emretseydiniz Efendim. İnşallah rüyalarım gerçek olur Efendim.

köle Elif
köle Elif'in son paylaşımları (tümünü göster)