Ayağın Altını Öpmeyim Görev
Ayağınızın altını öpeyim görev olarak ne kadar zor olacağını bilemedim. Her emirde köleliğimden bir lokma/bir yudum daha tatmak mutlu etse de beni, zamanla tüketiyor bu iki farklı yaşam. Yeniden malum gerçekle sorguladım kendimi. İç hesaplaşmalarım yine nüksetti böyle bir görevde. İçine doğduğum yaşamı ve rolümü ardımda bırakmak için daha neyi bekliyorum bilmiyorum. Efendim, ‘Yanındayım’ diyor. Daha neye ihtiyaç duyarım ki! Huzura ermek bir cümleye ve ardından ayağa kalkmaya bakıyor. Ama ben hengamenin içinde debenmekteyim. Aklımı kullanmaktan aciz, zavallıyım.

Bu kadın ne diyor böyle

Bu emir diğerlerine göre kolay, evet. Hatta eğlenceli denebilir. Ayağınızın altını öpeyim demem gerekiyordu sadece.
Telefona önceleri erkek çıkıyordu hem de ısrarla. Kadın temsilciye denk gelmek de bir şans işiymiş. Yasak olana sesimi bile duyurmadan ani vedalar ettim. Kadın sesi duyduğumda gerekli ortam ve şartlar hazırdı. İlk gün sesli görüşmelerde biraz rahattım. Doğal olarak tatlı bir heyecan vardı. Yüzyüze görüşme için de bir prova gibiydi. Telefondaki kişi beni tanımıyor. Karşılaşma ihtimalimiz neredeyse imkansız. Müşteri temsilcileri kimbilir nasıl tuhaflıklarla karşılaşıyorlar, kaldı ki benim onların ayağınızın altını öpeyim sözüm en fazla gülümsetip şaşırtır. Elif bile artık bazı endişeleri zamanla umursamaz hale geldi. köle Elif’in derdi tasası daha fazlasında. Neden köleliğimi genel yaşamımın içinde şaka yapar gibi imalarla söylemekle idare ediyorum. Başlardaki o eğlenceli hal tuzla buz oldu. Bu yönünü düşündükçe ağarıma gitmeye başladı. Altı üstü birkaç dakikalık sesli görüşme yapacağım ama defalarca denemem gerekti. Sesim cılız, cümlelerim düzensiz, o üç kelime dökülürken dudaklarımdan sanki dikenler yırtıp parçalıyor ağzımı. Dişlerim dilime saplanıyor. Yüzyüze görüşmelerde bir daha görmeyeceğim kişileri seçmedim o yüzden. Birisi yakın arkadaşım, diğeri komşum ve aynı zamanda akrabam. Sözlerimden bir sonuca ulaşamasalarda, ‘Bu kadın ne diyor böyle.’ demelerinden korkum yok. Keşke birisi farkedip de, ‘Kendini keşfetmişsin ne mutlu sana’ ya da ‘Seni anlıyorum’ deseydi.

Hadi öp deme ihtimalini vardı

Ayağınızın altını öpeyim görev cümlesi Elif’in mağduriyetini gösterebilir ama köle Elif’in görevlerinden bir tanesi. Görüştüğüm kişilerden birisinin ‘Hadi öp’ deme ihtimalini vardı. Uygulamam zorunluydu üstelik, ben de çok isterdim. Sözde kalmamalı eyleme geçmeliydi. Kişiden izin alıp ayağının altını öperken videosunu çekmeye hazırdım. Tiksinti duygum yok. Efendim ayakların (sadece kadın ayaklarının) benim için öneminden bahsettiği ilk zamanlarda bu hassasiyetim henüz yerleşmemiş olmasına rağmen hiç itiraz etmedim. Rahatsız olma emaresi göstermedim. Amiyane tabirle her dediğine sazan gibi atladım, razı oldum. Düşünmedim, akıl süzgecinden geçirmedim. Ayrıca yetersiz aklım ve düz mantığımla düşünmeme lüzum yok. Efendim benim için en iyisini bilir. Zamanla içselleşti ayaklara olan bakış açısı. Dışarda kadın ayaklarını görünce artık çekiyor beni. Efendim’i düşünüyorum ve ne olduğum iyice yerleşiyor aklıma fikrime. Gözlerim kadın ayağı arıyor görüş alanında, gördükçe sabitleniyor. Bedenime ve ruhuma yansıyor/siniyor köleliğimin özellikleri. Kadın ayakları bir nevi Efendim’e açılan kapı. Hevesle baktığım ayaklarda Efendim’i hayal edip, O’nun ayağın altını öpemediğim için hüzünleniyorum. Ayağınızın tadı ve kokusunu hiç unutmadım Efendim…

Bu kadın köle olabilir

Bir şey farkettim sesli ya da yüzyüze görüşmelerde. Söylediğimden kimse rahatsız olmadı, olumsuz tepki göstermedi. Seslerinde ve tavırlarında daha bir içtenlik hissettim. Bende kendimi yakın hissettim onlara. Farkında olmasalar da görevimde bana eşlik ettiklerinden dolayı o güzel kadınlara, güzel ayaklara sahip o kadınlara selam olsun. Hayatta neler olmuyor ki, belki de biri bu günlüğün farkında. Kendinden bahsedildiğini okusa ve bize yazsa. İnanılmaz güzel olurdu… Eminim en az birinin hoşuna gitmiştir, kendisine bu tarz yaklaşılması

Acaba durup düşünüp neden hoşuna gittiğini irdeyecek mi? Bir neticeye varacak mı? Eşine dostuna anlatsa olanları, ‘Bu kadın köle olabilir’ diye gerçeği farkeden olur mu? Yoksa unutup gidecek mi? Kimbilir…


Ayağın Altını Öpmek
Videoyu izlemek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.


Konuyu ayağa getirmeye rahat gerekçelerim vardı

Arkadaşımın evine doğru giderken konuşma nasıl şekillenir diye düşünsem de, bu biraz da arkadaşıma bağlıydı. Tıpkı, komşum (akrabam) a giderken de aynı telaştaydım. Evde olmama ve başka şeylerin araya girmesi muhtemel ihtimallerdi. Mesela, sesli görüşme için çocukluk arkadaşımı aramıştım. Konuyu ayağa getirmeye rahat gerekçelerim vardı. Kendisi daha önce evime çok gelmişti ama ben bir türlü gidememiştim. Bu konudaki düşüncelerimi paylaşırken, ben seni ziyaret edemedim ama ‘ayağının altını öpeyim’ sen geldin dedim. Devamı için arkadaşımdan bir aralık bekledim ama konu öyle yerlere gitti ki, kaydı durdurmak zorunda kaldım.

Görevimi okuyup öğrenirken, sonunda içimin böyle burkulacağını hiç tahmin etmezdim. Sohbetlerin kurgusu ve akışı daha güzel olabilirdi elbette. Mükemmel sonuçları Efendim de benden beklemiyor. Beceremem de zaten. köleyim ben.

En başarısız olduğum görevlerimde dahi güvenini dile getirmekten geri durmuyor. Verilen emeği gözardı etmiyor, her fırsatta yüreklendiriyor. Varlığınız ne güzel Efendim…

Bu tecrübeyi de bana yaşattığınız için teşekkür ederim Efendim.

Efendimin kölesi olmak için doğdum. Onun emrinde yaşamak ile ölmek için yaratıldım.
köle Elif
köle Elif'in son paylaşımları (tümünü göster)